İmamoğlu'nun en yakınları rüşvet çarkını deşifre etti: "Siyasi dava" yalanı çöktü

Çıkar Amaçlı İmamoğlu Suç Örgütü davasında ortaya çıkan yeni detaylar, Ekrem İmamoğlu ve ekibinin 'iddianame boş, dava siyasi" söylemi üzerinden yürüttüğü algı operasyonunu boşa çıkardı. Duruşmada ifade veren isimlerin gizli tanık olmadığı; yıllarca İmamoğlu ile birlikte çalışan yakın arkadaşları, aile dostları ve iş insanları olduğu ortaya çıktı. Mahkeme salonunda sunulan 84,8 milyon liralık banka dekontları, HTS kayıtları ve ses kayıtlarının yanı sıra itirafçı sanıkların elden para teslimatlarına ilişkin anlattığı çarpıcı detaylar, İBB bünyesinde dönen rüşvet ve şantaj çarkını tek tek ifşa etti.

Asrın yolsuzluk davası başladığında algı operasyonuna girişen Ekrem İmamoğlu ve korosu, "iddianame boş""siyasi dava""hepsi gizlik tanık""kurgu" iddialarıyla rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasını gölgelemeye çalıştı. Yeni Partili Özgür Özel ve ekibi de İmamoğlu'nun bu tezlerine destek verirken, davada son günlerde konuşan iş insanları ve sanıkların anlattıkları, koroyu susturdu.

 

İş insanları ve Ekrem İmamoğlu'nun ekibinde yer alan isimler, Beylikdüzü, İBB ve iştirakleri üzerinden dönen milyonlarca dolarlık kayıt dışı para trafiğini, rüşvet ve şantaj çarkını mahkemede tek tek ifşa etti. Duruşmada rüşvet dekontları ve ses kayıtlarının ortaya çıkmasıyla başında Ekrem İmamoğlu'nun bulunduğu rüşvet çarkı bir kez daha belgelenmiş oldu.

 

 

SOMUT BELGELERLE KANITLANDI
Birçok sanığın savunmasını tamamlamasının ardından devam eden dava sürecinde ortaya atılan iddialar dikkat çekti. Kayıt dışı finansman ile öncelikle kurultayda CHP yönetimini ele geçirmek, ardından cumhurbaşkanlığı adaylığı sürecinde ihtiyaç duyulan maddi kaynağı sağlamak olan İmamoğlu, itirafçı beyanlarını iftira olarak nitelendirdi.

Duruşmalarda kürsüye çıkanların hiçbirinin gizli tanık olmadığı, aksine İmamoğlu'nun yıllardır tanıdığı yakın arkadaşları, aile dostları ve mesai arkadaşları olduğu ortaya çıktı. Rüşvet veren iş insanlarının ve etkin pişmanlıktan faydalanan isimlerin kürsüye çıkmasıyla İmamoğlu ve ekibinin şimdiye kadar yapmaya çalıştığı algı çalışması da yıkıldı.

 

Mahkemede sunulan 84.8 milyon liralık dekontlar, HTS kayıtları, ses kayıtları ve itirafçı sanıkların elden para teslimatlarına dair verdikleri detaylı açıklamalar, İBB bünyesinde rüşvet ve kayıt dışı finansman çarkının işlediği iddialarını destekledi. Dava, açık tanıkların mahkeme huzurundaki çarpıcı yüzleşmeleri ve sundukları belgelerle derinleşti.

 

 

'GÖRDÜĞÜM ŞEYLERİ ANLATAMADIM'
Davada savunma yapan İBB Meclis İştirakler Bağlı Kuruluşlar Komisyon Başkanı sanık Ertan Yıldız'ın şoförü, tutuksuz sanık Bayram Yıldırım, "Bir gün Ertan Yıldız bana bir koli verdi. Kutunun ağzı biraz açıktı. Baktım, içerisinde bir sürü tablet ve telefon vardı. Ertan Yıldız bana, 'Ailene bakacağım, avukat tutacağım, seni kurtaracağım' dedi. Gönderdiği avukat beni, tahliye olacağım diye kandırdı. Gördüğüm şeyleri anlatamadığım için tutuklandım. Paralar Fatih Keleş, Murat Ongun ve Kadriye Kasapoğlu'na gidiyordu" dedi.

 

 

 

 

"10 MİLYON DOLARLIK RÜŞVETE ŞAHİT OLDUM"
İmamoğlu'nun ikinci adamı olarak bilinen Ertan Yıldız'ın duruşmada anlattıkları, İmamoğlu ve destekçilerini susturdu. Yıldız, 2019 yılında İBB Spor Kulübü Başkanı olduğunu ve yıllarca İmamoğlu ile çalıştığını belirterek belediye iştirakleri, reklam ihaleleri, imar süreçleri ve hafriyat sahaları üzerinden işleyen kayıt dışı para ve komisyon sistemini tüm detaylarıyla anlattı.

Yıldız'ın mahkemede, Saraçhane'deki bir toplantıda İmamoğlu'nun, Doğuş Holding'den talep edilen 10 milyon dolarlık rüşvetin seçim öncesinde resmi yollarla değil, nakit olarak teslim edilmesini istediğine bizzat şahit olduğunu söyledi. Cebeci hafriyat sahasındaki kaçak dökümlere göz yumulması işinde Ekrem İmamoğlu'nun yüzde 50 gayriresmi ortak olduğunu, Fatih Keleş'in kendisine bizzat "Hisseler bizde" dediğini aktardı. Metro ihalelerinden yüzde 7, Bebek Otel'deki pazarlıklarla da reklam ihalelerinden yüzde 10 komisyon alındığını açıkladı.

 

 

 

RÜŞVET DEKONTLARI MAHKEMEDE
Aziz İhsan Aktaş ise sanık kürsüsüne çıkıp 2020-2024 yılları arasında İBB bağlantılı işler kapsamında toplam 84 milyon 857 bin 500 lira kayıt dışı ödeme yaptığını iddia ederek banka dekontları ve HTS kayıtlarını mahkemeye kanıt olarak sundu. Aktaş, paraların belediyenin resmi hesaplarına girmediğini, nakit çekilerek aracılar vasıtasıyla "havuz" adı verilen yapıya aktarıldığını belirtti. Ayrıca Özgür Karabat'ın, Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla kendisinden 5 milyon liralık seçim finansmanı istediğini ve Florya'daki İBB Başkanlık Konutu'nda yüklenicilere hak edişler üzerinden yüzde 10'a varan pay ödemeleri için baskı yapıldığını öne sürdü.

 

 

İMAMOĞLU İLE YÜZLEŞTİ
Sanık iş insanı Cemal Üneş, inşa ettiği binaların ruhsat ve iskan onay süreçlerinin kasten tıkatılma tehdidiyle karşı karşıya kaldığını ve ruhsat işlemleri karşılığında kendisinden para talep edildiğini anlattı. Nakit parası olmadığı için 5 adet senet imzalamak zorunda bırakıldığını ve bu senetlerin belediye bürokrasisindeki aracılar vasıtasıyla tahsile koyulduğunu söyleyen Üneş, mahkeme salonunda Ekrem İmamoğlu ile doğrudan yüzleşti.

İmamoğlu'nun kendisine "Benden emin misin, ben senden para istedim mi?" diye sorması üzerine Üneş, "Seçim harcamaları için merkeze para yatırmamı istediniz, param olmayınca da bizi Mehmet Çakılcıoğlu'na yönlendirip senet imzalattınız" diyerek suça iştirak etmediğini, aksine şantaj ve baskı altında mağdur edildiğini belirtti.

 

 

200 BİN DOLARLIK ANLAŞMA
Eski CHP Milletvekili Turan Aydoğan, rüşvet trafiğine ilişkin dava dosyasına giren ses kayıtlarındaki "Perşembe günü paranı ben getireceğim" ve "Rüşvetin belgesi mi olur?" şeklindeki ifadelerin kendisine ait olduğunu kabul etti. Aydoğan, kayıtlardaki sesin kendisine ait olduğunu doğrulayarak rüşvet ifadesini espri olarak geçiştirmeye çalışsa da, KİPTAŞ'taki bir tahliye davasını çözme vaadiyle müşteki Necmettin Şimşek ile 200 bin dolarlık bir anlaşma yapıldığını bildiğini doğruladı. Tanık Hüseyin Aydın ise 200 bin doları bizzat Turan Aydoğan'a teslim ettiğini beyan etti.

 

   

 

HASAN İMAMOĞLU'NA SUÇ DUYURUSU

İmamoğlu İnşaat Şirketi'nin Genel Müdürü sanık Tuncay Yılmaz, Bodrum'da satın alınan lüks villa için açıktan elden ödenen 1 milyon euroluk kayıt dışı paranın teslimatını ve kaynağını anlattı. Yılmaz, bu nakit parayı Hasan İmamoğlu'ndan elden borç olarak bizzat teslim aldığını kabul etti. Bu arada mahkeme tutanaklarında kayıt dışı para trafiğinin kaynağının açıklanamaması sebebiyle duruşma savcısı, Hasan İmamoğlu hakkında "suç gelirini aklama" suçundan suç duyurusunda bulundu.

 

 

 

KİRLİ DÜZENİ İFŞA ETTİLER
Müşteki-şüpheli sıfatıyla ifade veren iş insanı Muzaffer Beyaz ve kardeşi Seyfi Beyaz belediyedeki imar, ruhsat ve iskan süreçlerinde karşılaştıkları milyonlarca dolarlık rüşvet iddialarını detaylandırdı. Seyfi Beyaz, Ekrem İmamoğlu'nun aile dostu ve iş ortağı olarak bilinmesine rağmen bütün kirli düzeni ifşa eden isimler arasında yer aldı.

Muzaffer Beyaz'ın itiraflarına göre Bakırköy Koşu Caddesindeki projesi için kendisinden talep edilen 3 milyon doları ödemediği için arsasının üçte birinin yeşil alana çevrildiğini söyledi. Beylikdüzü'ndeki projenin ruhsatı için Murat Çalık'ın talebiyle 4 dairenin elden Hasan İmamoğlu'na devredildiğini açıkladı.

İskan alabilmek için ise Adem Soytekin'in firmasına ödenen 3 milyon dolarlık rüşvetin "hak ediş" kılıfı altında gizlendiğini bildirdi. Ekrem İmamoğlu ile doğrudan ortak oldukları Terrace Park projesinde İmamoğlu'na devredilen yüzde 5'lik ek payın bedelinin kendisine hala ödenmediğini belirterek şikayetinin sürdüğünü vurguladı. Muzaffer Beyaz, duruşmada "Hakkımı helal etmiyorum" dedi.