Ünlü spor milyarderi Wall Street'i karıştırdı: 20 milyar dolarlık skandal
ABD'li milyarder ve spor yatırımcısı Mark Walter, kendi kontrolündeki sigorta şirketlerinin parasını gizlice diğer iş imparatorluklarını ve yatırımlarını finanse etmek için kullanmakla suçlanıyor.
Dünyanın en büyük spor ve yatırım imparatorluklarından birini kuran ABD'li milyarder Mark Walter, ABD'li savcıların merceğinde. Walter’ın kontrol ettiği sigorta şirketlerinin, çıkar ilişkilerini açıklamadan kendi bünyesindeki diğer holding şirketlerine kredi sağladığı iddiaları üzerine soruşturma başlatıldı.
Bu soruşturma, son on yılda Walter’ın "sigorta fonlarını alternatif varlıklara yönlendirme" stratejisini kopyalayan trilyonlarca dolarlık özel kredi sektöründe ciddi bir güven krizini tetikleyebilir.
NE OLDU?
Walter, kariyerinin başında kısa vadeli borç piyasasında uzmanlaşmış, kamuoyunun fazla tanımadığı bir finansçıydı.
Walter'ın kontrolündeki sigorta şirketlerinin kendi yatırım imparatorluğunun diğer bölümlerine verdiği kredilerde bağlantılarını açıklamadığı iddiaları, ABD'li savcıların soruşturmasına konu oldu.
Iowa’da bir çiftlikte büyüyen ve muhasebe eğitimi alan Mark Walter, finans kariyerine Wall Street’in görece gözden uzak ticari senet (commercial paper) pazarında başladı. 1990’ların sonunda Solomon Guggenheim’ın torunlarından Peter Lawson-Johnston ve J. Todd Morley ile ortaklık kurarak Guggenheim Partners’ı kurdu.
Şirket kısa sürede Wall Street’in devlerinden birine dönüşerek 300 milyar doların üzerinde bir varlığı yönetmeye başladı.
ASIL KIRILMA 2008 KRİZİ
Walter’ın asıl kırılma noktası ise 2008 küresel finans krizi oldu. AIG’nin çöküşünün ardından sigorta sektöründeki kelebek etkisini fırsata çeviren Walter ve en yakınındaki isimlerden Todd Boehly, poliçe sahiplerinin uzun vadeli yükümlülüklerini yüksek getirili ve borsa dışı varlıklara yatırma stratejisini geliştirdi. Sigorta şirketleri, ticari senetlerin aksine onlarca yıl vadeli fon sağladığı için âdeta bir "altın madenine" dönüştü.
SPOR DÜNYASINA ADIM ATTI
Guggenheim markası Wall Street'te büyürken, Walter ve Boehly ikilisi 2,15 milyar dolara beyzbol takımı Los Angeles Dodgers’ı satın alarak küresel manşetlere taşındı.
Takımın TV yayın haklarını milyarlarca dolarlık borç senetlerine dönüştürüp kendi sigorta ağlarına satan ikili, takıma ödedikleri paranın katbekat fazlasını kâr olarak elde etti.
Bu finansal strateji, ikilinin etki alanını spor ve medya dünyasına doğru genişletti. Boehly Chelsea FC, A24 yapım şirketi ve Beverly Hills'teki lüks gayrimenkullerin sahibi olurken, Walter milyarlarca dolarlık iş imparatorluğuna Los Angeles Lakers basketbol takımını ekledi ve Dodgers'ın World Series şampiyonluğunun ardından Beyaz Saray'da ağırlandı.
Walter’ın kurduğu bu model Apollo, KKR ve Brookfield gibi Wall Street devleri tarafından da kopyalandı ve özel sermaye şirketleri günümüzde 1 trilyon dolardan fazla sigorta varlığını benzer yöntemlerle yönetmeye başladı.
20 MİLYARLIK VARLIĞI BİLDİRMEDİ
Walter’ın çatı şirketi TWG Global altındaki iki sigorta şirketi, geçtiğimiz aylarda 20 milyar dolardan fazla ilişkili taraf varlığını bildirmeyi unuttuklarını itiraf etti.
Şirketler, kredi derecelendirme notlarının düşürülmesini engellemek amacıyla Walter’ın kendi imparatorluğuyla bağlantılı bu varlıkları hızla elden çıkarmaya veya yeniden yapılandırmaya çalışıyor.
Sektör temsilcileri ve hukukçular, yaşanabilecek olası bir krizin domino etkisi yaratmasından endişeli. Birçok uzmana göre Walter’ın karmaşık holding yapısından çekilecek tek bir ip, milyarlarca dolarlık emeklilik fonunun yönetildiği özel sermaye sektörünü darmadağın edebilir.
ŞÜPHELİ LAKER'S SATIŞI
Açıklamalara yanıt veren bir TWG Global sözcüsü ise TWG Global ve Guggenheim'ın 30 yılı aşkın süredir ABD’nin en sıkı denetlenen sektör kuralları çerçevesinde müşterilerine ve hissedarlarına muazzam bir değer yarattığını savundu.
Soruşturma derinleşirken Mark Walter’ın, henüz bir yıldan kısa bir süre önce hisselerini topladığı Los Angeles Lakers’ı 12,5 milyar dolarlık rekor bir değerleme üzerinden satmak için anlaştığı bildirildi. Finans çevreleri, bu sürpriz hamlenin sigorta imparatorluğundaki nakit sıkışıklığını giderme amacı taşıdığını değerlendiriyor.